SAP ERP Değerlendirmesi

SAP’nin tarihçesini herkes resmi sitesinden ya da internette kısa bir araştırma ile bulabilir. SAP’yi mevcut şartlarda piyasadaki konumuna getiren özellikleri nelerdir,  hangi sebeplerden ötürü bu konumuna sahip olmuştur, bu yazıda onu irdelemek istiyorum. Bildiğiniz üzere SAP’nin birçok yazılımı ve ürünü var, ben bu yazımda 2007’den beri aşina olduğum Kurumsal Kaynak Planlaması( Enterprise resource planning-ERP) ürününü değerlendiriyor olacağım.

SAP’nin başlıca avantajlarını saymak gerekirse:

  • 40 + yıllık tecrübe:  SAP 1970’lerden beri mevcut bir ürün, sürekli yeni sektörler ve süreçleri desteklemek üzerine bir strateji olduğundan, kendini sürekli geliştirmekte  ve farklı ihtiyaçlara çözüm sunma niyetinde.                                                                                                                                                                                                                  
  • Tutarlılık:  SAP’de veriler  oldukça tutarlıdır. Herhangi bir dış müdahale yoksa, normal şartlar altında farklı raporlardan aynı kriterlerle aynı sonucu alırsınız. Bu durum maalesef yerli yazılımlar için pek geçerli değil. Yerli yazılımlarımız gerek tecrübe eksikliği, gerekse kuralsızlık ve müşterinin her istediğine olumlu cevap verebilmek adına, bazı katı kurallar koyamadığından ve yazılım yaparken tüm süreçleri ele almadığından veri tutarsızlığı ya da uyuşmayan belgeler için ortam sağlamakta. Bu hataları düzeltmek de maalesef ki asıl görevi bu olmayan BT çalışanlarına düşüyor. Her ay sonu incelenen tutarsız belgeler, toplu veritabanı güncellemeleri ya da farklı yöntemlerle düzeltilmeye çalışılıyor, bu da gereksiz bir efor harcanmasına sebep oluyor.                                                                                                                   
  • Kurallar:  SAP’nin kuralları oldukça katı ve bükülmezdir. Örneğin sadece 2 döneme lojistik hareketine( Stok hareketi ya da alım faturası girişi) sistem tarafından izin verilir. SAP’ye geçen firmalar ilk başta bu durumu beğenmese de ve önceden kullandıkları yazılımlarda bunları rahatça yapmış olsalar da, bu kurallar aslında süreç sahiplerinin lehinedir. Yerli firmalarda bir yıl sonra sayım sonuçlarına müdahale etme, ay sonu tüm kayıtları tek bir hareketle muhasebeleştirme gibi oldukça riskli ve hataya neden olabilecek işlemler çok normal karşılanırken, SAP bu durumlarda katı kurallarla iş  ve doğru veri sürekliliği sağlar.                                                                                                                            
  • Danışman Desteği: Yerli ERP yazılımlarında ve bazı küresel yazılımlarda danışman  ve danışman firma havuzu oldukça dardır. Bu da sizi  beğenmediğiniz bir hizmeti alma ve devam ettirmeye zorlar. Bu iş birliklerinden herhangi bir taraf mutsuz olduğu zaman, ortaya çıkan ürünler genellikle istenilen kaliteden uzak olur ve verimsizlik yaratmaktadır. SAP ekosistemi ise oldukça geniş ve sürekli olarak da genişleyen bir havuz olduğundan, tedarikçinizden memnun olmadığınız durumda tedarikçi değiştirmek oldukça kolaydır. Tedarikçi değiştirirken de hibrit modellerden kaçınılması gerektiğini düşünüyorum, çünkü entegre sistemlerde oluşabilecek her türlü olumsuzlukta, tedarikçinize suçu atacak bir alternatif yaratmış olursunuz, ve siz tedarikçiler arasında gidip gelirken, çözülmesi gereken durum,  tek tedarikçiden daha uzun zamanda çözülür ve iş süreçleriniz bundan etkilenebilir.                                                                                                                                                                       
  • Entegrasyon: SAP mevcut yapılarıyla birçok entegrasyon modeline uyum sağlayabilmektedir. Web service, Idoc, XML vs gibi yöntemlerle  farklı yazılımlarla  entegre olabilir. Hazır altyapılar da bu süreci hızlandırmaktadır.

Bu kadar avantajı olan ürünün tabi ki dezavantajları da olacaktır:

  • Yüksek sahip olma maliyeti: Yüksek lisans ve bakım bedelleri ile SAP, yerli yazılımlara göre daha fazla maliyet getirmektedir.Firmaların yazılım seçerken önemli kriterlerinden biri maliyet olduğundan, bu dezavantaj detaylı bir şekilde irdelenmelidir.                                                                                 
  • Yüksek Personel Maliyeti: Yukarıdaki maliyetlere ek olarak, firma içinde SAP bilen ekip bulundurmak da, ilgili pozisyonlar yüksek skalalar dahilinde olduğundan, firmalara ek yük olarak dönecektir.                                                                                                                                                                                                                                                          
  • Kullanım Zorluğu: Çok fazla veri girilmesinden ve ekran olarak tek düze olmasından dolayı kullanıcılar genelde SAP  ekranlarından pek memnun olmaz. Özellikle ilk geçiş dönemimde eskiden tek tuşla yaptığı işlemleri SAP’den de tek tuşla yapmasını bekler, ama yukarıda avantaj olarak belirtilen kurallar ve kuvvetler ayrılığı gereği bu durum SAP ruhuna aykırıdır.  Buradaki tek istisna, ilkel siyah ekranlardan SAP’ye geçiyorsa firma, mavi ekranlar onlarda daha olumlu etki yaratabilir.                                                                                                                    
  • Kullanıcı Eğitimleri: Yukarıda bahsedilen durumlardan dolayı, firmalar SAP’yi kullanmakta ve öğrenmede zorluklar yaşayabilir, bu da en azından ilk geçiş veya personel değişikliklerinde sorunlara sebep olabilir.                                                                                

Sonuç olarak, SAP’nin birçok avantajı ve dezavantajı sayabiliriz. 11 yıllık bir SAP ekosisteminin bir parçası olarak, SAP ERP her firmaya uygundur demek bence pek doğru bir ifade değil. Firmanın büyüklüğü, içinde bulunduğu sektör, süreçlerinin yapılandırılmış olması ve yukarıdaki avantaj dezavantaj dengesini gözeterek kendisine uygun bir ERP seçmesi gerekmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

fifteen + 7 =