CEM SOLMAZ
IT PROFESSIONAL

Teknoloji dünyasında kavramlar hızla değişiyor. Yapay zekâ sürekli gündemde ve artık farklı ürünler ile yöntemlerle hayatımıza giriyor. Birkaç yıl önce herkes “RPA ile iş süreçleri nasıl otomatikleşir?” diye konuşuyordu. Bugün ise yeni bir terim öne çıkıyor: Agentic AI ve bunun iş dünyasındaki yansıması olan Agentic RPA.
Peki bu kavramlar ne anlama geliyor? Neden “oyunun kurallarını değiştiren” bir dönüşümden söz ediliyor?
RPA (Robotic Process Automation) denince akla ilk gelen şey, tekrarlayan işleri yazılım robotlarına yaptırmak. Örneğin:
Klasik RPA bu işleri mükemmel yapıyor ama bir handikapı var: Kurallar değiştiğinde robot duruyor. Yani yaratıcı değil; sadece kendisine verilen talimatı uyguluyor. Yalnızca “her şey yolunda giderken” (happy path) başarılı oluyor. Fakat en ufak bir istisna olduğunda süreci yönetemiyor. Kullanılan ekranda yeni alan açılırsa ya da alanların yeri değişirse çalışmaz; taradığı dokümanda küçük bir değişiklik olsa bile hata verir.
Agentic AI, klasik yapay zekâdan farklı olarak sadece verilen komutu yerine getirmiyor:
Kısacası, yol haritasını kendi çizebilen akıllı bir ajan gibi çalışıyor.
Agentic RPA, bu yapay zekâ yaklaşımını iş süreçlerine taşıyor.
Bir örnek düşünelim:
Artık robot sadece görev yapan bir işçi değil; hedefe ulaşmak için karar veren bir ekip arkadaşı haline geliyor.
Bunlar kulağa fütüristik gelebilir ama birçok şirket bu dönüşümü şimdiden denemeye başladı. Özellikle son yıllarda yaşanan finansal zorluklar, verimliliği ve sürekliliği şirketler için en önemli hedef haline getirdi.
Elbette var:
Özellikle veri gizliliği konusu derin bir başlık. Şirketler haklı olarak yapay zekâ ile paylaşılan verilerin güvenliğini sorguluyor. Teknoloji şirketleri bu konuda bazı açıklamalar yapsa da, şirketler için hâlâ tam olarak tatmin edici çözümler sunulmuş değil.
Agentic AI ve Agentic RPA, iş dünyasında otomasyonu bir üst seviyeye taşıyor. Bu artık sadece “işleri hızlandıran” bir teknoloji değil; hedefe ulaşmayı garanti eden akıllı bir ortak.
Gelecek yıllarda farkı yaratacak olan, bu teknolojiyi doğru zamanda ve doğru süreçlerde kullanan şirketler olacak. Trendleri yakalamak için değil, iş ihtiyaçlarına en uygun çözümleri seçerek ilerleyenler gerçek kazananlar olacak.