Dinleme(me)k

İş hayatının yüksek temposunda genelde kafamızı kaşıyacak zaman bulamamaktan hepimiz şikayetçiyiz. Bu durum bazen ekip arkadaşlarımıza da yeterince zaman ayıramamak gibi bir sonuç doğurabiliyor. Ayırabildiğimiz kısa zamanda da, hem onların sorunlarını dinlemek, hem de onlara yönlendirici geri bildirimler vermek yöneticiliğin en temel kurallarından biri. Özellikle ekip arkadaşlarınızdan birisi size bir sorununu anlattığı zaman, biz yöneticiler genelde olayın tüm detaylarını dinlemeden yorum yapmaya ve kendi kişisel tecrübelerimizi anlatmaya çalışıyoruz. Bence yeni nesil, sürekli onlara öğüt verilmesini değil, kendisinin dinlenilmesini istiyor. Başından geçenleri, sorunlarını, bu sorunların onlara hissettirdiğini, iş arkadaşlarıyla yaşadıklarını, iç müşteri ve tedarikçilerle yaşanan durumları detaylıca size anlatmak istiyor ve bunların yöneticilerçok si tarafından dinlenmesi ve net bir şekilde anlaşılması onlar için çok değerli.

Sizlere naçizane tavsiyem, arkadaşlarınızın sorunlarını detaylıca ve onların sözünü kesmeden, dikkatlice dinlemeniz. Onlar yeterince detay vermese bile, detay vermelerini teşvik edecek sorular sormanız ve onları anlatmaya ikna etmeniz. Bazı çalışanları bu konuda çözmek çok zor gibi görünse de, birkaç kez çözüldükten sonraki konuşmalarda sizlere daha rahat açılacaklardır. Siz anlatılan durumlar için bir çözüm getirmeseniz bile, astlarınız size bu durumu detaylı olarak aktarabilmenin rahatlığıyla aynı durumlara daha yumuşak tepki gösterecektir ve

Dikkatlice dinlemek yerine, onları susturup sürekli olarak siz bir şeyler anlatırsanız, belki tecrübe aktarımı yaptığınızı düşünebilirsiniz, ama amacı sorununu anlatmak isteyen arkadaşınızı dinlemediğiniz için, sizle olan iletişim kanallarını kapatmış olursunuz. Bu durum da uzun vadede çalışanın size olan güvenini kaybetmesine sebep olur ve uzun vadede ekip arkadaşınız şirketten( insanlar şirketi değil yöneticilerini bırakır) ayrılmasına kadar süreç devam eder.

Peki neden dinlemek yerine konuşuyoruz? Bu durumun sebebi duruma ve kişiye göre değiştiğini düşünüyorum. Yüksek ego, çalışanlara değer verilmemesi, çalışanların sorunlarının önemsiz görülmesi, Çalışanların fikir ve duygularına önem verilmemesi gibi bir çok sebep olabilir.